Haber Detayı
21 Temmuz 2010 - Çarşamba 00:27 Bu haber 5130 kez okundu
 
Kubadabad’da Tarih Öncesi Yaşam
Arşiv Haberi
Kubadabad’da Tarih Öncesi Yaşam

            BEYŞEHİR-Sultan Alaeddin Keykubat’ın yazlık saray olarak kullandığı Beyşehir Gölü kıyısındaki Kubadabad Sarayları’nda tarih öncesine ait yerleşim olduğu ortaya çıktı.             Bölgede 30 yıldır kazı çalışmalarını sürdüren Kazı Başkanı Prof.Dr.Rüçhan Arık, tarihi sarayların bulunduğu alanın sadece Selçuklular’ın değil, tarih öncesi çağlarda insanların yerleşim yeri olduğunun gün yüzüne çıktığını söyledi. Arık, “Kalkolitik ve Erken Tunç çağı gibi dönemlerde de bu alanın önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Bu bakımdan bu bölgenin değeri giderek artıyor”dedi. Kazı çalışmalarında ödenekle ilgili maddi sıkıntılar yaşandığını da aktaran Prof.Dr.Arık, gelen paranın ancak işçi ücretine yetebildiğini, bu sıkıntıları giderebilmek için gayret gösterdiklerini, sponsor arayışı içerisine girdiklerini söyledi.             18 Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Rüçhan Arık, bu yıl Haziran ayında aralarında 3 profesörün de olduğu 7 akademisyen ve 15 öğrenci ile birlikte yürüttükleri kazı çalışmalarının büyük bir hızla devam ettiğini söyledi.             NE OLDUĞU HENÜZ BİLİNMEYEN BİR YAPI ORTAYA ÇIKTI             Kazılarla birlikte çok değerli bulguların ortaya çıktığını anlatan Arık, bu bölgede yerleşmenin sadece Selçuklular’ın değil, tarih öncesinde de olduğuna dair buluntuların gün yüzüne çıktığını söyledi. Tarih öncesine ait Kalkolitik ve Erken Tunç çağlarında bölgede insan yerleşiminin önemli bir yer tuttuğunun dikkat çektiğini kaydeden Arık, “Bu bakımdan da bu bölgenin değeri giderek artıyor. Biz, yaptığımız çalışmalarla yine Selçuklu dönemine ait yapıları ortaya çıkarmaya devam ediyoruz. Külliyenin batısındaki alanda kazımız devam ediyor.Orada ise henüz ne olduğunu tam anlayamadığımız büyük bir yapı ortaya çıkmakta. Oradaki şantiyede geçen yıllar çok değerli malzemeler çıktı. Bunlardan çiniler çok önemli. Bu, büyük sarayda rastladığımız çinilerden çok daha farklı. Bunlar dünyadaki tek örnek. Kubadabad sarayının çinileri gerçekten tek örnek ve Anadolu’da çiniciliğin doruk noktasına varmış olduğu örnekler.”diye konuştu.             HAMAMLAR TEK TEK ORTAYA ÇIKIYOR             Bizans çağında da çini olduğunu ancak bu kalitede ve desen zenginliğinde, aynı zamanda teknik farklılıkta Selçuklu çinilerinin ön plana çıktığını anlatan Arık, “İlk defa Selçuklular bunları getiriyor. Düşünün buradaki bir saray iki katlı imiş. İçten ve dıştan merdivenleri var. Yanında, su tesisatı var. Bu, Selçuklular’ın an önemli işlerinden birisi. Modern sayılabilecek su tesisatı. Büyük sarayda sultanın özel tuvaleti, yanında hemen hamam var. Aşağıda yaptığımız kazılarda yine büyük bir hamam bulduk, yanında köşküyle birlikte. Şimdi çalıştığımız yerde de hamam var.”dedi.             KAZI RAPORU KİTAPLAŞACAK             Kazı çalışmalarında Selçuklu’nun hiç bilinmeyen yönlerinin ortaya çıkarıldığını da kaydeden Arık, bunlardan birisinin de Selçuklu cam işçiliği olduğunu söyledi. Arık, kazı çalışmaları devam ederken, önümüzdeki dönemde ise, bölgenin teknik ve bilimsel yönlerini ortaya  birinci kazı raporu raporu olacak şekilde bir kitabın hazırlandığını belirterek, “Biz durmadan tanıtmaya ve bilgilerimizi kamuoyuna sunmaya çalışıyoruz. Kitap yakında çıkacak”diye konuştu.             KUBADABAD BİR OKUL Konya Kültür ve Turizm İl Müdürü Mustafa Çıpan ise, kazı çalışmalarının yapıldığı alanda yaptığı açıklamada, bu bölgenin aynı zamanda bir okul niteliğinde olduğunu belirtti. Sarayların bulunduğu alanın bilindiği kadarıyla dünyadaki tek Selçuklu sivil saray mimari örneği olduğunu vurgulayan Çıpan, bu bölgeyi bir kültür cazibe merkezi haline getirebilmek için gayret gösterdiklerini dile getirdi.             Alanda yapılmak istenenin; her yıl biraz daha tahrip olan, ancak 30 yıldır yapılan çalışmalarla tamamı hakkında etraflıca fikir sahibi olunan bu muhteşem yapılar kompleksinde restore edilebilecek durumdakilerin tamamlanması olduğunu kaydeden Çıpan, şunları kaydetti:  “Restore edilebilenlerin restorasyonunun tamamlanması, edilemeyecek kadar tahrip olanların ise koruma altına alınmasını istiyoruz. Burası sadece kendi başına bile önemli bir kültür ve cezabi merkezi olabilir. Bu yapılmalıdır da. Hem ecdada duyduğumuz saygıdan, hem de bu kültür mirasını gelecek kuşaklara taşımak adına önemlidir. Bu yıl inşallah Kültür ve Turizm İl müdürlüğü olarak tüm hazırlıklarımız yapıldı.  Buranın röleve, restorasyon ve restitüsyon yaptıracağız. Gelecek yıldan itibaren de burada yapılan tamamlama çalışmaları başlayacak. Ümit ediyorum, birkaç yıl içinde çok farklı bir alan yaratılmış olacak. Binalarla ilgili yapılacak çalışmaları takiben de, yol bağlantısı, çevre düzenlemesi yapılmak suretiyle buraya yerli, yabancı özellikle kültür turizmi bakımından, ilgi alanına giren birçok ziyaretçinin geleceğini düşünüyoruz.”
Kaynak: Editör:
Etiketler: kubadabad’da, tarih, öncesi, yaşam,
Yorumlar
Haber Yazılımı