Özdemir: "Beyşehir Gölü'nün Mevcut Su Kotunun Takipçisiyiz"

BEYŞEHİR - Beyşehir Kaymakamlığı’nda, İlçe Belediye Başkanı Adil Bayındır, AK Parti İlçe Başkanı Recep Elkin ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının da katıldığı toplantıda bu yıl yaşanan kuraklıktan oldukça etkilenen ve su seviyesi gözle görülür ölçüde düşen Beyşehir Gölü ele alındı. Toplantıda, Beyşehir Gölü’nden halen Konya Ovası’na su akışının devam ettiği de hatırlatıldı.

"DSİ ÖLÇÜMÜNE GÖRE, SU KOTU 1122.44"

Beyşehir Kaymakamı Yusuf Özdemir, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, Beyşehir Gölü’nün su işletme kotunun 2007 tarihinde Konya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından 1122.40 olarak belirlendiğini anımsatarak, Beyşehir Gölü’nden Beyşehirliler olarak içme suyu temini ve balıkçılık olarak yararlandıklarını, bunun yanında göl suyundan Konya Ovası’na da tarımsal su verildiğini belirtti.

Bununla ilgili tüm planlamaların işletme su kotu 1122.40’ın üzerinde olması kaydıyla DSİ 4.Bölge Müdürlüğü tarafından yapıldığını vurgulayan Özdemir, “Şu anda, özellikle kuraklık mevsiminde bir miktar su Apa Barajı’na ve daha sonra da Konya Ovası’na gitmiştir. Tabi, Konya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından belirlenen bu 1122.40 kotunun bir anlamı var bizlerce de. Gölün ve göldeki canlıların yaşaması, hayat bulması için biyolojik yaşamın devamı için gerekli bir kot olarak ölçülmüştür zamanında. Son dönemlerde, belki halkımıza da yanlış bilgi verilmiş olabilir veya birilerince yanlış bilgilendirme yapılmış olabilir. Şu anda kotun seviyesi 1122,44 olarak ölçülmüştür DSİ 4.Bölge Müdürlüğümüz tarafından. Bu kot, tabi hepimizin ve tüm Beyşehir halkımızın da itibar edeceği bir kot olmalıdır.

Çünkü, devletimiz tarafından ölçülmüş bir kottur ve bu kotun altına DSİ Bölge Müdürlüğü yetkililerince kesinlikle inilmeyeceği bizlere ifade edilmiştir. Bizler de zaten hem belediye başkanımız olsun, ilçe başkanımız olsun, sivil toplum kuruluşlarımız olsun her gün Beyşehir Gölü üzerinde kontrol ve takiplerimizi günlük olarak yapılan bu çalışmaları takip ediyoruz.

Vatandaşlarımızın bu kotla ilgili bir şüphesi varsa ya da hatalı olarak ölçüldüğünü düşünüyorlarsa dilekçelerini almak suretiyle Kaymakamlık olarak DSİ Bölge Müdürlüğümüze iletmeye de hazırız. Ancak, devletimizin yaptığı şu andaki ölçümün 1122.44 metre olduğu yönündeki tesbite inancımız tam olmalıdır” diye konuştu.

KONYA'DAKİ ÇİFTÇİ EYLEMİ DE MÜTALA EDİLDİ

Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır da, toplantıda, Konya’da kuraklıktan etkilenen çiftçiler tarafından yapılan eylemin de mütala edildiğini vurgulayarak, “Bizler devletine ve vatanına bağlı, devletin menfaatleri doğrultusunda sulu tarımda Beyşehir Gölü’nün ülke ekonomisine yaptığı katkıyı bilenlerdeniz ve Beyşehir Gölü’nün doğal kotunun korunması konusunda ise hassas olanlardanız” dedi.

“KOTUN ALTINDA SU ALINIRSA HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATIRIZ”

Beyşehir Gölü’nün gözbebekleri olduğunun altını çizen Bayındır, korunması noktasında konunun sadece Konya Ovası olarak ele alınmadığının da kamuoyu tarafından bilinmesini istediklerini vurgulayarak, “Aynı zamanda Beyşehir Gölü’nün Şarkikaraağaç aksında, istikametinde 4-5 noktada su pompaları ile Gelendost’un ayağına kadar su gönderildiğini de biliyoruz. Burada devlet yetkililerimizle görüşerek, Beyşehir gölünün minimum kotu olan 1122,40’ın altına inilmeyeceğini, inilmesi halinde hukuki süreci başlatacağımızı ifade ediyoruz ve burada bir ağız birliği içerisindeyiz” hatırlatmasında bulundu.

“BEYŞEHİR HALKINI YOLLARA DÖKMENİN PEŞİNDE DEĞİLİZ”

Bayındır, hafta sonu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve beraberindeki genel müdürlerin de Beyşehir’e gelmesini beklediklerini, gelmeleri halinde ise Beyşehir Gölü’nün sorunlarını birlikte mütalaa yapmak istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu hafta sonunda sayın bakanımızın gelmeleri halinde meramımızı, derdimizi, Beyşehir Gölü’nün sorunlarını birlikte mütalaa edeceğiz.

Devletimizden hiçbir kuruş harcamaksızın Allah’ü Teala’nın hediye ettiği, bir baraj Keban Barajı ile ölçerseniz çok çok ötesindeki bir Beyşehir Gölü’nün hiçbir maiyet harcamaksızın elde edilen bir güzellik olduğunu, elbette su hacminin yükselmesi halinde sulama suyu olarak da ekonomimize katkı yapması bilinci içerisindeyiz.

Bu nedenle hepimizin ortak kararı, devletimizle görüşerek, konuşarak lisan-ı münasiple meramımızı anlatarak Beyşehir Gölü’nün hakkını arama davasının adamlarıyız. Biz Beyşehir halkını yollara dökmenin peşinde değiliz. Beyşehir halkıyla beraber bu gölümüzü korumayı biliriz ancak devletin çizdiği normların içinde kalırız zira bu vatan bizimdir bu devlet bizimdir.”