Sağlık Müdürlüğü Uyardı, Aşırı Sıcaklarda Bunlara Dikkat!

BEYŞEHİR - Beyşehir İlçe Sağlı Müdürlüğü, aşırı sıcak havalara karşı vatandaşları dikkatli olması yönünde uyardı.

Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada ülke ve ilçe genelinde devam eden aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğine vurgu yapılarak, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır.

Ancak, aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizmanı ile vücut ısınının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir” uyarısında bulunuldu.

"YÜKSELEN VÜCUT ISISI BEYİN VE HAYATİ ORGANLARDA HASARA YOL AÇABİLİR"

Açıklamada, bulunulan ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısının yeterli düzeyde düşmeyebileceğine de dikkat çekilerek, şu uyarılar yapıldı:

“Ayrıca, şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı, kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir.

Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir.

Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen gruplar, dört yaşından küçük çocuklar, yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindekiler, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, aşırı kilolular, açık alanda çalışanlar, kronik hastalığı (şeker, kalp damar, beyin damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları olanlar), sürekli ilaç kullanan (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kişiler, sokak çocukları ve evsizlerdir. Özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlılar en çok risk taşıyan gruptur. Bu anlamda, aşırı sıcaklardan korunma tedbirlerini şöyle sıralayabiliriz:

"GÜNÜN SICAK SAATLERİNDE DIŞARI ÇIKILMAMALI"

Genel korunma anlamında, günün en sıcak saatlerinde (10.00—16.00) mecbur kalmadıkça dışarı çıkılmamalıdır.

Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli, geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güreşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler.

"GÜNEŞ IŞINLARININ DİK GELDİĞİ SAATLERDE 10.00-16.00 DENİZE GİRİLMEMELİ, GÜNEŞLENİLMEMELİ"

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenmemelidir.

Bu saatlerin dışında denize girme isteyenler güneşten koruyucu krem (en az 15 koruma faktörlü) kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir.

Yoğun fizik aktivite spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır.

Ağır fizik aktivitelerden kaçınmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir.

"BEBEK VE ÇOCUKLAR, HAYVANLAR KAPALI PARK ETMİŞ ARAÇLARDA BIRAKILMAMALI"

Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır.

Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten sonra çok kısa süre sonra yükselmektedir.

Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır.

Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir.

Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı, bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir.

"HER GÜN EN AZ 2-2,5 LİTRE SIVI TÜKETİLMELİ"

Beslenme ve sıvı alımı noktasında da; susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir.

Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı, yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır.

Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.

"BOL MİKTARDA SEBZE VE MEYVE TÜKETİLMELİ"

Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir.

Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir.

Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gereklidir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir.

Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücutta daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir.

"AÇIKTA SATILAN YİYECEKLERDEN UZAK DURULMALI"

Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.”