Haber Detayı
01 Ocak 2018 - Pazartesi 09:27 Bu haber 1613 kez okundu
 
İkindi Sohbetlerinde “Geçmişten Günümüze Ereğli” konuşuldu.
Özkan Özgüven : “Ereğli; Konya’ya 146 km uzaklıkta, 143 bin nüfuslu en büyük ilçesidir. Tarihi ve kültürel zenginliğimizi Türkiye’ye tanıtmak için çaba göstermeliyiz.”
Eğitim-Kültür Haberi
İkindi  Sohbetlerinde “Geçmişten Günümüze Ereğli” konuşuldu.

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Fikir ve Sanat Adamları Derneği ve Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırma Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yörük, Hilmi Erel ve Koyunoğlu Şehir Müzesi Sanat Tarihçisi Muhammet Yaşar Çuhadar tarafından “Geçmişten Günümüze Ereğli”  konulu bir konferans verildi.

      Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Mücahit Sami Küçüktığlı selamlama konuşmasında  “Koyunoğlu Müzesi Türkiye’de kurulan ilk özel müzedir. Müzenin içerisinde nadide eserler bulunmaktadır. Müze bahçesinde 100 yıl öncesinin eski Konya evlerini yansıtan bir ‘Yaşayan Konya Evi’ bulunmaktadır. Ereğli ilçemiz Konya’nın diğer ilçeleri içerisinde tarihi yerleri ve nüfusu bakımından ön plana çıkmaktadır” dedi.

      Açış konuşmasında Ereğli Belediye Başkanı Özkan Özgüven “ Ereğli süt üretimi bakımından Türkiye’de birinci sıradadır. Amacımız Ereğli’yi tarihi ve kültürel yönden de tanıtmaktır. Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte tarihi eserlerimiz restore ediyoruz. Önümüzdeki yıl mayıs ayı içerisinde Ereğli ile ilgili bir sempozyum düzenlemek istiyoruz. Geçmişini bilmeyenin gelecekte söz hakkı bulunmaz” dedi.

EREĞLİ ANTİK ÇAĞDAN İTİBAREN BİR YERLEŞİM MERKEZİDİR

       Prof. Dr. Doğan Yörük Ereğli’nin eski bir yerleşim merkezi olduğunu belirterek ” Herakliüs adına izafeten şehre ismi verilmiştir. Ereğli 1077 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Bey  tarafından Türk egemenliğine girmiştir. Ulaşım sağ, orta ve sol kol üzerinden sağlanmıştır. Ereğli’de sağ kol üzerinde  konumlanmıştır. Osmanlı- Karaman mücadelesinde Ereğli tahribata uğramıştır.

        Fatih’in  1467’deki seferinde şehir Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Rum Mehmet Paşa’nın seferinde şehrin büyük bir tahribata uğradığı ve nüfusun azaldığı kroniklerden, vakıf ve tahrir defterlerinden anlaşılmaktadır. Osmanlı idari yapılanmasında Konya sancağına bağlı bir kaza statüsündedir. Ereğli Kalesi, Osmanlı fetih politikaları çerçevesinde yıkılır. Mindos Kalesi  garnizon olarak kullanıldığı için yıkılmamıştır.

                Ereğli’nin sahip olduğu stratejik konumu, kendisine şehirsel  fonksiyonların ve fiziki yapının gelişmesi bağlamında bazı avantajlar sunarken  güvenlik zafiyetinin ortaya çıktığı dönemlerde ise eşkıya saldırılarına uğramasına neden olmuştur. 1500 yılında nüfus 1682 iken  1584’te 3653 kişiye ulaşmıştır. Karacadağ bölgesindeki  konar göçer iskanı  Celali İsyanları ile iskan düzeni ortadan kalkmıştır.17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar ki süreçte, üzerinde bulunduğu yol sistemine bağlı olarak  Hortu ve Çavuşlu derbentleri şenlendirilmiş, ticareti artırmak için Bayram Paşa Kervansarayı  inşa edilmiştir. Haydarpaşa-Bağdat demiryolu üzerinde bir istasyon olmasıyla ekonomik potansiyeli artmış,  şehir nüfusu hızlı bir şekilde artmıştır.” Doğan ,  günümüzde bile Ereğli’nin nüfus ve ekonomik potansiyel açısından Konya’nın en büyük ilçesi olarak öne çıkmasında mevcut şartların etkisi olduğu kadar şüphesiz tarihi birikimin de rolünün olduğunu belirtti.

EREĞLİ  HER DÖNEMDE GÖZDE OLMUŞTUR

         Yazar Hilmi Erel Ereğli’nin ilk isminin “Hubisna” olarak anıldığını, Herakliüs döneminde bugünkü ismiyle ortaya çıktığını belirtti: “ Ereğli yol üzerinde bulunmasından dolayı zaman içerisinde yoğun  göç almıştır. Bizans zamanında Suriye’nin kaybedilmesinden sonra geriye çekilerek Ereğli’ye kale inşa edilmiştir. Erel, Kanuni tarafından oğlu Mustafa’nın   otağda öldürüldükten sonra  Bursa’ya götürülüp gömüldüğü üzerinde durdu. 1842’de Kavalalı Mehmet Ali Paşa askerlerini bölgeye göndermiştir. 4. Murat zamanında Bayrampaşa Kervansarayı açılmıştır. Cumhuriyet döneminde Ereğli’de 1937’de Sümerbank Bez Fabrikası hizmete açılıyor” dedi.

CAMİ-İ KEBİR OLARAK ANILAN ULU CAMİ EREĞLİ’NİN EN ÖNEMLİ DİNİ YAPISIDIR 

        Sanat Tarihçisi Muhammet Yaşar Çuhadar Ereğli ve köylerinde inşa edilmiş Türk İslam eserleri üzerinde durdu: ”Ereğli  mimari ve arkeolojik yönden çok zengin bir yerleşmedir. Ereğli ve köylerinde inşa edilmiştir. Ereğli  mimari ve arkeolojik yönden çok zengin bir yerleşmedir.  Belkaya  , Büyükdede  Köyü  .Kutören , Zengen Eski  Camileri ,Ağalar Mescidi  önemli dini eserlerdendir. Cami-i Kebir, Cami-i Ereğli ve Kıble Camii adlarıyla da anılan Ulu Cami, Ereğli’nin merkezindedir. Düz damla örtülü, enine dikdörtgen bir yapı olan camiinin kuzeydoğu köşesinde tek şerefeli, silindirik gövdeli minaresi yükselir.  Helvacı  Baba  ,Mustafa  Bey  ve Emetullah  Hanım ,Şeyh  Yusuf  Efendi  türbeleri bulunuyor. Şeyh  Şihabüd-din Sühreverdi  Külliyesi , Rüstem Paşa Kervansarayı, Cağaloğlu  Bedesteni  diğer önemli eserlerdir” dedi.

       Program sonunda Prof. Dr. Doğan Yörük, Hilmi Erel ve Muhammet Yaşar Çuhadar ‘a Ereğli Belediye Başkanı Özkan Özgüven ve Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Mücahit Sami Küçüktığlı tarafından günün anısına hediyeleri takdim edildi. Ereğli Belediye Başkanı Özkan Özgüven  Mücahit Sami Küçüktığlı ve Hasan Yaşar’a misafirperverliklerden dolayı hediye takdim etti. Koyunoğlu Müzesi’nde Ereğli’deki  tarihi eserlerin fotoğraf sergisi açıldı.  Katılımcılara Ereğli’nin yöresel lezzetleri ikram edildi.

 

Kaynak: (BGRT) - Beyşehir Göl Radyo Televizyonu A.Ş. Editör: BGRT
Etiketler: İkindi, , Sohbetlerinde, “Geçmişten, Günümüze, Ereğli”, konuşuldu.,
Yorumlar
Haber Yazılımı